• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
14:23
Elazığlı Bilardocu Yetkin Çelikel Türkiye Şampiyonu Oldu
12:41
Tutuklu İsme Forma Takdimi Elazığspor Üzerinden Kamuoyuna Verilmek İstenen bir mesaj mı…?
11:57
Fırat EDAŞ'tan İzinsiz Kazı ve Müdahalelerde Oluşabilecek Risklere Karşı Uyarı
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Tarikat, hakikat ve yalan
Yayınlanma: 27 Temmuz 2024 - 23:19

Tarikat, hakikat ve yalan

27 Temmuz 2024 - 23:19
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

Zaman zaman tarikatlar ve liderleriyle ilgili haberler yapılıyor. Bunların bazıları ahlaki hassasiyetten kaynaklanıyorsa, diğer bazıları her türlü İslami kıpırtıya karşı olmaktan kaynaklanıyor.

Tarikat ve mensuplarının iddiaları ile tenakuza düşmemeleri, söz ve davranışlarına –özel- dikkat göstermeleri gerekir. Çünkü herkes iddiası ile tartrılır.

Gerçek bir mürşit, manevi mertebeleri tek tek tırmanıp gerekli ahlaki ve manevi olgunluğa erdikten  sonra taliplilere rehberlik yapan kişidir. Bu rehberlik, hem manevi hem ahlakidir. Bunun için hem bilgi hem ahlaki kemal gerekir. Gerçek Mürşit, üzerine sıçrayan her tozun temsil ettiği değerlere zarar vereceğini  bilir, ona göre hareket eder. Ahlaki önderlik ve örneklik yoksa gerçek de rehberlik meziyeti de yoktur.

Geçtiğimiz günlerde Menzil şeyhi vefat etti. Hemen ardından çocukları arasında post kavgası başladı, birbirlerini FETÖ’cülükle suçlayacak, kanlı-bıçaklı olacak kadar ileri gittiler. Oysa mürşitlik, kavga ile elde edilecek bir şey değil, bir manevi yürüyüş ve ahlaki oluşun sonucudur. Post için kavgaya tutuşmak, manevi ve ahlaki rehberlik meziyetinden yoksunluktur.

Tarikat ve cemaatlerin bazılarında uç veren ve İslam ahlakıyla bağdaşmayan davranışların nedeni denetimsizlik ve cehalettir. Zina halinde yakalanan veya yaşı küçük kızlara musallat olanların bile –tarikat önderi- olarak kendilerine yer bulabilmelerinin nedeni budur.

Osmanlı’da tarikatları denetleyen Maclis-i Meşayih adı altında bir denetim organı vardı. Öyle herkes kendini şeyh ilan edemezdi. Meclis tepesine biner, ilmini, manevi tecrübesini, zikrini, evradını, silsilesini sorgulardı. Bununla ilgili birçok örnek var: Beyzade efendi Elazığ/Harput’un ulularından bir büyük zat ve aynı zamanda Meclis-i Meşayih azasıdır. İki kanatlı, yani alim ve mutasavvıftır. Elazığ’ın Kövenk köyünde bir başka veli Ömer Hüdayi baba bağlılarına kılavuzluk yapmaktadır. Beyzade efendi, Ömer Hüdayi Baba’ya kırk soruluk bir mektup gönderir, cevaplarını vermesini ister. Hem ilmine hem de manevi tecrübesinin ölçülere ne kadar uygun düştüğüne bakacaktır. Ömer Hüdayi baba, Paşa diye hitap ettiği halifesi Palu’lu Mehmet Babaya soruları verir, “bunları cevaplarını yaz, sonra da bana getir “der. Mehmet baba soruları cevaplarını yazıp, Ömer Hüdayi babaya götürür. Ömer Baba, cevapları gözden geçirir, eksikleri tamamlar, tashihini yapar ve kırk soruya karşı kırk müridini cevapları götürmek üzere başlarında Mehmet Baba ile Harput’a gönderir. İki belde arası 15 kilometre kadardır. Müritler, elvanelerle zikir çeke çeke Harput’a giderler. Cevapları Beyzade efendiye takdim ederler. Beyzade efendi, ”zikrinizi de görmek istiyorum,” der. Sara Hatun camiinde müritler zikir halkası kurar, zikrederler. Beyzade efendi zikrin ehli sünnete uygun, cevapların da doğru olduğunu, söyler. Ömer Hüdayi babanın şeyhliğini tasdik eder. Ayrılık vakti Palulu Mehmet Baba ile Beyzade efendi kucaklaşırlar. Mehmet baba, kendini kaybedip, Beyzade efendinin ayakları dibine yığılır. Sonraları “beni kucakladığında sanki bir mangal kor ateşi göğsüme boşalttı, kendimi kaybettim” diye anlatır. Bu ruhi ve manevi bir aktarımdır. Mahiyetini ancak ehli bilir.

Tasavvuf yolu zor ve meşakkatli bir yoldur. O yola sevgi duymak ayrıdır, o yolculuğa çıkmak ayrıdır. Gerçek veliler, “dünyayı” aştıktan ve nice imtihandan sonra o mertebeye ulaşıp, rehberliğe başlamışlardır. Bugün bu kanallara ilgi duyanların çoğu din cahilidir. Bir şeyhe bağlanmakla,  her sorumluluktan ve hesaptan kurtulacağını sanırlar. Önlerindeki kişi veya kişileri değerlendirebilecek bilgi ve kalb-i selime sahip değildirler. Onun için nice din tüccarı, toplumun önüne geçerek bu yolu istismar etmiştir. Bunda müritlerinin çoğunun şeyhe bakışta istikamet aramak yerine keramet aramalarının da etkisi vardır. Şeyh uçmaz mürit uçurur lafı bunun için söylenmiştir.  Yozgatlı Ahmet Ergin efendi,  “kerametle kerahat bir arada olmaz, ilimsiz kemal olmaz” der. Kerahatten kasıt, bırakınız farzı, vacibi, sünneti, mekruhlara bile dikkat etmeyende  keramet  zuhur etmeyeceğidir.  Bu uçurmaların, yüceltmelerin, uluhiyete varan ululamaların çoğu kişinin imanını tehlikeye sürükleyecek kadar abartılıdır. Ahmet Ergin efendi buna şöyle bir  örnek verir:” acemi er, askerde on başıya paşa der, on başı da bir süre sonra kendini paşa sanmaya başlar. Sonunda ikisi de büyük zarar görür.” Kutup, gavs, kainat imamı gibi ifadeler işte bu psikoloji ve bilgisizlikten ürer.

Tasavvufta büyüklüğün, küçüklüğün mürit sayısı ile de alakası yoktur. Nice veli kendini gizlemeyi, uzlette kalmayı tercih etmiştir. 30-40 yıl önce Elazığ’ın büyük velilerinden yemenici Mehmet efendiye çok şöhretli, kum gibi müridi olan bir zatı sorarlar: “Bir onbaşılık verdiler, taşıyamadı, geri aldılar” diye cevaplar. Propaganda, her zaman gerçeği ifade etmez. Propaganda ile veli de olunmaz. Propaganda, bazen gerçeğin yerine gerçek olmayanı koyar. Aslolan İslam’a uymak, güzel ahlak üzere olmaktır. Çünkü elimizde manevi tecrübeyi test edecek bir mekanizma yoktur. Şah-ı Nakşibendiye “hiç keramet göstermiyorsunuz diye sorduklarında; “istikametten büyük keramet mi olur?” diye cevap vermiştir. İstikamet yoksa, tarikat da tasavvuf da bir yalandan ve aldatmacadan ibarettir. Bunun için de din bilgisi gerekir.

Vatandaşın din duygularını istismar eden, tarikatları ticarethaneye çeviren, hiçbir ahlaki kemale sahip olmayan şeyh taslakları ile gerçek olanları birbirinden ayırmanın yolu,  tıpkı geçmişte olduğu gibi günün şartlarına uygun bir denetim mekanizmasının kurulmasıdır.  Dini bilgi ve mali yönden böyle bir denetim olmadığı müddetçe, çirkin iş ve eylemlere karışan tiplerden kurtulmak mümkün olmayacaktır.

Not: Bu bilgilerin bazıları değerli gönül adamı İbrahim Kan hocamızdan alınmıştır. Kendisine aktarımlarından dolayı teşekkür ediyorum.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Özgür muhalefet varsa demokrasi vardır. - 28 Temmuz 2026
  • Yazıcıoğlu davasında yeni dönem - 26 Temmuz 2026
  • Maç Sahada Seçim Sokakta Kazanılır - 25 Temmuz 2026
  • Değişe Değişe Apo'ya Dönüşenler - 21 Temmuz 2026
  • Ulema her şeye karışır mı? - 20 Temmuz 2026
  • Artık bir muhasebe yapmak gerekmez mi? - 18 Temmuz 2026
  • 15 Temmuz ve Otokratlaşma - 15 Temmuz 2026
  • Çağ idraki ile düşünmek, her gün yeniden müslüman olmak - 11 Temmuz 2026
  • Tek sorumlu Deniz Göktaş mı? - 07 Temmuz 2026
  • Kuralsız Siyaset - 05 Temmuz 2026
  • Terörsüz Türkiye ve Overton penceresi - 03 Temmuz 2026
  • Hedeflediğiniz Türkiye bu muydu? - 01 Temmuz 2026
  • Dervişoğlu'nun çağrısı - 26 Haziran 2026
  • ZİHNİYET SORUNUMUZ - 20 Haziran 2026
  • Din siyasetin nesi olur? - 17 Haziran 2026
  • İşkenceyi savunmak - 14 Haziran 2026
  • Yargıda yandaşlık - 12 Haziran 2026
  • İsrail'i durdurmak - 09 Haziran 2026
  • Devlet aklı mı, hukuktan kaçmak mı? - 04 Haziran 2026
  • Tarihin tekerleği geriye dönmez - 31 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 23
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
SGK "Yanlış Emekli Ettik" Diyebilir mi? Vatandaşın Suçu Yoksa Bedeli Kim Ödeyecek?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
SICAK SICAK ÇOK SICAK
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
FIFA Başkanı Neden Türk Olmasın?
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
24 Temmuz, 'Hakikatin ve Özgür Kelamın Nöbetidir'
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
AHBAP'IN PANAROMİK ANATOMİSİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Özgür muhalefet varsa demokrasi vardır.
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
24 Temmuz: Bayram mı, Kara Gün mü?
Çok Okunan Haberler
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
CHP Elazığ Teşkilatında Butlan Kararı Sonrası Kriz: Kovancılar İlçe Başkanı Erol'a Tepki Gösterdi
CHP Elazığ Teşkilatında Butlan Kararı Sonrası Kriz: Kovancılar...
HÜDA PAR'dan Maden'deki Eti Gümüş İşçilerine Destek Ziyareti
HÜDA PAR'dan Maden'deki Eti Gümüş İşçilerine Destek Ziyareti
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat