DR.HASAN YAĞAR

DR.HASAN YAĞAR


Mum ve yatsı veya yatsı ve mum

10 Kasım 2021 - 11:41

Bu başlığı şunun için seçmiş olduk. Hani diyorlar ya: “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” işte bunun için. Binaenaleyh geçtiğimiz 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı sonrasında okunan Cuma Hutbesinde güya bilinçli ve hatta kasıtlı olarak Atatürk adı hutbede dile getirilmedi. Diğer yalanlarda olduğu gibi bu da baştan sona bir hezeyan. Zira Atatürkçü geçinip, ama Atatürk ve O’nun devrimlerinden yana bilgi fukarası olan bu güruh her fırsatta bu müstesna ve o kadar da muhterem olan ve toplumun yegâne vazgeçilemez bir değeri olan o Milli Kahramanı kendi abes fikirlerine alet etmek suretiyle toplumun huzurunu bozmayı adeta değil bizzat kendilerine görev edinmiş bir konumu işgal etmektedirler. Bu güruhun Cuma namazına gittiği ise asla vaki değil. Gitmedikleri halde bu konuyu nasıl gündem ediniyorlar o daha başka bir mesele.
                Bakınız o günkü Cuma hutbesi şöyledir: “Aziz Müslümanlar! Bugün Cumhuriyetimizin ilanının 98. Yıl dönümü. Bu vesileyle şanlı Kurtuluş Mücadelemizde canlarıyla, kanlarıyla bu toprakları savunan ve vatanımızı bize emanet eden aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi ve devlet büyüklerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Yüce Rabbimiz Kıyamete kadar bu mukaddes vatanda birlik ve beraberliğimizi, huzur ve kardeşliğimizi daim eylesin.”
                Peki, hutbe metninin isim zikretmeksizin yazılması ve böylece hitabete konması keyfi, yani isteğe göre mi, yoksa bunun yasal bir sebebi var mıdır? Var. Hem de Diyanet İşleri Başkanlığını ilk defa kuran zat olan Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat hükümete verdiği emirde var. Bakınız o emir nasıl:
                 “ Türkiye Cumhuriyeti Kararname.
                Başvekâlet Kalem-i Mahsus Müdüriyeti Adet(sayı): 316.
                Badema (bundan böyle) hutbelerde isim zikredilmeksizin millet ve Cumhuriyetin selameti ve saadeti için dua edilmesi takarrür etmiş (kararlaştırılmış) ve bu kararnamenin bil cümle vilayete tebliği Dâhiliye Vekâletine havale edilmiştir. 5.3. 1340. (1924)”
                           Türkiye Reis-i Cumhuru Gazi Mustafa Kemal
                                                            (İMZA)
             Başvekil                         Maarif Vekili                     Maliye Vekili
               (İmza)                              (İmza)                                  (İmza)
                İşte bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün bu emri üzerine bütün valiliklere tebliğ edilen ve yukarıda metni bulunan kararname gereği olarak hutbelerde herhangi bir isim zikredilmeyerek sadece millet ve cumhuriyetin saadeti için dua edilecektir. İşte bu tarihî emirden bihaber olup, güya Atatürkçü geçinen malum güruh sanki bu konuda çok şey biliyormuş havasına bürünerek ha bire ahkâm kesmekteler. Ne diyelim atmak serbest.
                Bakınız Ziya Paşa diyor ki: “ Âdeme âdem gerektir âdem etsin âdemi. Âdem âdem olmayınca âdem netsin âdemi”.               İşte tüm mesele bu sevgili dostlar. Yüce Yaratıcı En Son Mesajında diyor ki: “ Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?”  Binaenaleyh Atatürk: “ Hakiki mürşit ilimdir” derken her halde gayptan haber vermiyordu. Merhum bu günleri görüyor gibi. Yüce yaratıcıdan kendisine yüceler yücesi bir makam niyaz etmekteyim

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum