Bunun açılımı Türkiye’nin Devrimci Kadınları demektir. Hemen ve peşinen söylemeliyim ki bu konuda yazacaklarım, herhangi bir siyasi cenahı yermek veya zımnen de olsa karşı cenahta yer alanları övmek hiç değil. Amacım sadece cereyan eden ve dahi hayret verici bazı olguları tespit etmektir.
Söyleyeyim:
Şayet hafızam beni yanıltmıyorsa geçtiğimiz yıllarda Anayasa Mahkemesi zinayı suç olmaktan çıkardı. Bunun üzerine hükümet eskiye dönmek üzere yeniden bir tasarı hazırlama cihetine gitti. Bunu meydanlarda protesto eden kimler oldu biliyor muyuz? Evet. Kendilerini Türkiye’nin devrimci, özgürlükçü ve dahi demokrasi meftunu olduklarını iddia eden T.D.K. grubunda yer alan kadınlarımız. Bunu, hangi anlayış ile izah etmeli bilmiyorum. Sevgili dostlar, %95’i Müslüman olan bir ülkede, bu yapılıyor. Yapanlar da kadınlar. Sizce bu anlayış hayreti mucip değil mi? Hani erkekler olsa da su götürmez ama evvelemirde meydana çıkanların kadın olması, gelecek nesiller için fevkalade düşündürücü olsa gerek.
Gelelim bir başka benzer olaya: Hemen herkesin medyadan takip edip tanık olduğu üzere Giresun’un Görele ilçesinin CHP’li belediye başkanı, belediyede hizmetli olarak çalışan bir hanımefendinin daha henüz rüştüne bile ermemiş kızına gecenin geç saatlerinde mesajlar atarak çirkin teklif ve tacizlerde bulunuyor. Yavrucak kendisini reddetmesine rağmen edep yoksunu adam ısrarcı oluyor. Netice olarak olay şüyu bulunca adam yargıya havale ediliyor. Tutuklanınca yargının bu kararını protesto etmek ve o mümtaz(!) Başkanlarını övmek üzere alkışlı olarak belediye önüne gelenler CHP’nin Görele kadın kollarına mensup T.D.K.lı hanımefendiler(!) oldu. Neresinden bakarsanız bakın çürümüşlüğün dik alası yaşandı. Muhtemel değil, muhakkak olarak orya gelip protestoda bulunan kadınların mutlaka kız evlatları vardı. Edep ya hu! Hani edebinizin olmadığını anladık da; peki, vicdanınızı da mı yitirtiniz. Pes doğrusu.
İşte bir başka örnek: Tabi bunları medyaya düştüğü için biliyor ve tereddütsüz olarak yazıyoruz. Bilindiği üzere o meşhur ve o derecede meşum olay; Uşak belediye başkanının neredeyse torunu yaşında ve üstelik emrinde çalıştırdığı bir kızcağızı hem de gayri kanuni ve dahi koruması marifetiyle başka kapıdan içeri alarak odasına attığı ve akabinde de peştamallı olarak Ankara’daki bir otelde yakalanması kepazeliği. Bu olayı da T.D.K.’lı hanımefendiler ilk anlarında protesto ediverdiler. Vay efendim, aceleniz neydi. Adamı çağırsaydınız davetinize icap etmez miydi ki adamı otelde derdest ettiniz. Şu pervasızlığa bakar mısınız? İnsanda utanma diye İlahi bir haslet var. Görünen o ki bu insanlar her türlü manevi hasletlerini yitirmiş gibiler. İşin daha da garip yanı, fail efendi hâlâ partiden ihraç edilmedi biliyor muzunuz. Güya Atatürk’ün partisi. Anıtkabir kadar başınıza taş düşsün. Bari o muhteşem ve dahi ahlak abidesi insanı kendinize bayrak edinmeyin ve utanın.
Son olarak da bir zamanların su katılmamış devrimcisi ve şimdilerde terki hayat etmiş bulunan bir kadın insanımızın, kendi anlayışı ile ters düşen bazı eylem ve söylemlerinden bahsederek sözü bağlamayı düşünüyoruz. Bu insan, devrinin en hızlı özgürlük ve demokrasi havarisi kesilen, ama buna rağmen kendi hem cinslerinden olup sırf başörtüsü taktıkları için en tabii hakları olan okumak haklarından mahrum kılınmada büyük rol oynayan Tükan Saylan’dı. Özgürlük ve demokrasi havarisi kesilen bu merhume: “ İstediğiniz kadar seçim kazanın ve dahi hükümet olun. Tüm köşeler bizde” diyordu. Tabii olarak atıf yaptığı köşe taşları ordu ve yargı makamlarıydı. Önemine binaen tekrar edelim ki tüm bu devrim, özgürlük ve dahi demokrasi havarisi insan; tüm söylemlerine rağmen meşhur İKNA ODALARININ mimarı sıfatını taşıyordu. İlahi tecelliye bakınız ki o karşı çıktığı başörtüsü, yakalandığı o onulmaz hastalığın tevdisi sadedinde kullandığı kimyasal tedavi sebebiyle saçının dökülmesi üzerine başını örtmek zorunda kalmıştı. Rabbimiz şahittir ki bu durumdan ötürü sevinç değil ibret yaşamaktayım. Dilerim Yüce Yaradan’ın rahmetine mazhar olur. Zira O, Rabbül Âlemin ‘dir. Aklını kullansın kullanmasın tüm beşerin, hayvanat ve haşeratın Rabbidir. Rahmeti ise taşkındır.
Sürçü lisan ettikse af ola. Selam ve dua ile.












