• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
17:10
İletişim öğrencilere, 'İnternet Haberciliği' ni anlattık
16:01
Elazığlı genç raketlerden çifte final başarısı
09:59
Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası resmen faaliyete başladı
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. HADİ ÖNAL
  3. HOŞ GELDİN 2026
Yayınlanma: 01 Ocak 2026 - 19:28

HOŞ GELDİN 2026

01 Ocak 2026 - 19:28
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL

Her sabah merhaba deriz yeni bir güne. Uyku mahmurluğunu terk edince gözlerimiz, yeni bir gün daha başlamış demektir. Yeni bir 24 saat; yeni bir 1440 dakika yeni bir 25330 nefes alışı ya da 90990 kalp atışı… Kısaca zamanın omuzlayıp da bir daha geri getirmemek üzere bizden uzaklaştıracağı yeni bir gün, hayatımızın bir yeni dilimi…
    Zaman; başka güne aktaramayacağımız, o günün sonuna kadar kullanmak zorunda olduğumuz bir sermayedir. Evet, evet bir sermaye… Sağlıklıysak, vücudumuzda bir ağrımız bir sızımız yoksa hele de başkaları tarafından ipotek altına alınmamışsa özgürlüğümüz. Ne para ne altın, ne inci, ne mücevherle alınması mümkün olmayan bir sermayedir zaman. Bu kıymeti ölçülemeyen, tek saniyesinin dahi büyük önemi olan sermayeyi çok ama çok iyi değerlendirmek gerekir. Onu, kalıcı hale dönüştürmek; kıymetlendirmek, bezemek, doyasıya yaşamak gerekir.
    Başlayan her yeni günün payımıza düşen her anını değerlendirmek ya da harcamak elimizdedir. İstersek; sırtımızı güne döner, yorganı başımıza çeker, bir bölümünü yine uyku boyutunda harcarız. İstersek, fırlayıp kalkarız yerimizden o gün yapacağımız işleri nasıl değerlendirsem kalıcı kılarım diye kafa yorar, plan yapar sonra da gerçekleştirmek için düşüncelerimizi bir gayretle sarılırız ipine zamanın. Durdurmak elimizde değildir zamanı; ancak onu değerlendirerek geleceğe taşımak elimizdedir. Atalarımız boşuna, “vakit nakittir” dememişler ya!
    Bir kuş olup uçan; bir su gibi yaz güneşinde buharlaşıp uzaklaşan; yeniden birlikte yaşanması mümkün olamayacak bu sevgili ile geçireceğimiz her saniyenin önemini bilmeli ve ona göre davranmalıyız. Peki, nasıl değerlendirebiliriz zamanı? Öncelikle kendi payımıza düşen kısmını kontrol altına alarak… Kendi payımıza düşeni diyorum zira zamanın irademiz dışında gelişen kısmına hükmedebilme tasarrufuna sahip değiliz.
    Meşhur hikâyedir kavanoz ile çakıl taşları; Faninin birine küçük kaya parçacıklarının yanı sıra çakıl taşları vermişler, kum vermişler, su vermişler; bir de kavanoz tutuşturmuşlar eline; sonra da dönüp haydi bütün bunları, bu kavanozun içerisine yerleştir demişler. Ne yapabilir kişi bu durumda? Kavanoz su ile doldursa, içine başka bir şey koyamayacak; koymak istese taşacak. Kavanoz kum ile doldursa çakıl taşlarına yer kalmayacak. Küçük kaya parçacıklarını koysa… Düşünmüş akıl gibi bir büyük nimete sahip kişi. Önce kaya parçacıklarını yerleştirmiş kavanoza, kalan boşlukları çakıl taşları ile doldurmuş; çakıl taşları arasında kalan boşluklara da kum dökmüş. Kum tanecikleri arasında kalan boşlukları da su ile doldurarak işlemi tamamlamış.
    İşte, merhaba dediğimiz her günü, elimize tutuşturulan içerisi boş bir kavanoz gibi görmeli, onu nasıl en iyi bir biçimde doldurabilirim diye düşünerek işe koyulmalıyız. Günün bitiminde dönüp de ah keşke dememek, için kavanozumuza neleri, hangi önceliklerle, nasıl yerleştireceğimizi iyi hesaplamalı ve planlamalıyız. Bu ince hesabın içerisine geleceğimizin en büyük yatırımı olacak iyiliklere, güzelliklere, şükre ve tefekküre de mutlaka yer ayırmalıyız.
    Zamanın bize her gün bir lütuf olarak bahşettiği 25330 nefes alışı yahut 86400 saniyelik krediyi en verimli ve en faydalı bir biçimde değerlendirmeliyiz. Öyle ki gün bitip de ömür rafında önceden sıraladığımız kavanozlarımızın yanına koyduğumuz bu yeni kavanozumuz da ileride bize sermaye olsun.
    Boş veya gereksiz şeylerle doldurulan kavanozlarla zamana borçlu kalırız. Bu ise en önemli özelliği dönüşsüzlük ve uçuculuk olan zamana borçlu kalmanın yanı sıra kendimize ve geleceğimize yapabileceğimiz en büyük kötülüktür. Unutulmamalıdır ki gelecek, zamanın kıymetini bilenlere gülümser.
    Zamanı iyi değerlendirmeniz dileği ile 2026 yılının size, ailenize, ülkemize,  milletimize, gönül ve kültür coğrafyamıza ve bütün insanlığa barış, huzur, esenlik getirmesini Yüce Allah’tan diliyorum.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Başbuğ Alpaslan Türkeş, - 05 Nisan 2026
  • SİZİ GİDİ NANKÖRLER! - 26 Mart 2026
  • TARİH, İHANETİ AFFETMEZ! - 22 Mart 2026
  • RAMAZAN BAYRAMI - 20 Mart 2026
  • HELİKOPTERLE İFTAR, YAYA KALAN ADALET - 19 Mart 2026
  • UNUTKAN ZENGİNLER MEMLEKETİ - 15 Mart 2026
  • İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ - 12 Mart 2026
  • ALLAH, BU SUSKUNLUĞU ASLA AFFETMEYECEKTİR - 09 Mart 2026
  • MERHAMET - 03 Mart 2026
  • GÜNCELİ GÜNCELLEDİK - 26 Şubat 2026
  • YORUM SİZDEN - 25 Şubat 2026
  • ŞEHİTLER TEPESİ - 18 Şubat 2026
  • ŞEYTANLAŞMIŞ İNSANLAR - 09 Şubat 2026
  • SADAKATİNİ SATAN ÇOBAN - 05 Şubat 2026
  • SİZ HANGİ DİNDENSİNİZ ALLAH AŞKINA! - 28 Ocak 2026
  • YOL OLUR - 27 Ocak 2026
  • KANLI 20 OCAK: AZERBAYCAN'IN BAĞIMSIZLIĞA GİDEN YOLUNDAKİ DÖNÜM NOKTASI - 20 Ocak 2026
  • DEVLETE VE KÜRT KARDEŞLERİME SESLENİYORUM - 19 Ocak 2026
  • DÜNYAYI ÖPEN BAŞKAN - 16 Ocak 2026
  • NE GÜNLERE KALDIK EY GÂZİ HÜNKÂR! - 13 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
Elazığ'da Konut Hakkı Alarmı: Süreler Bitiyor, Haklar Gidiyor…
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
NE İŞE YARAR BU SENDİKALAŞMA?
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
Başbuğ Alpaslan Türkeş,
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
Dünya Kupasının Ekonomik Değeri
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
18 Mart Çanakkale Zaferi' ve 'Ramazan Bayramı
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
MEBUS CENNETİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
SU HAYATTIR AMA…
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Savaşın bir galibi var mı?
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Elazığ'ın Sorunu Çalıştay Değil, Cesaret
Çok Okunan Haberler
Elazığ Firması Dev İhaleyi Kazandı: Diyarbakır'da şaşkınlık yarattı
Elazığ Firması Dev İhaleyi Kazandı: Diyarbakır'da şaşkınlık...
Saadet Partisi'nden Elazığ'a yatırım müjdesi: Uçak ve çelik fabrikası planı
Saadet Partisi'nden Elazığ'a yatırım müjdesi: Uçak ve çelik fabrikası...
Arıkan
Arıkan "Hükümet sorumluluk almıyor, bedeli halka ödetiyor"
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat