• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
17:10
İletişim öğrencilere, 'İnternet Haberciliği' ni anlattık
16:01
Elazığlı genç raketlerden çifte final başarısı
09:59
Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası resmen faaliyete başladı
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. HADİ ÖNAL
  3. ŞEHİTLER TEPESİ
Yayınlanma: 18 Şubat 2026 - 12:27

ŞEHİTLER TEPESİ

18 Şubat 2026 - 12:27
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL

“Şehitler tepesi boş değil / Biri var bekliyor…”, demişti bayrak şairimiz Arif Nihat Asya. O mısra, bu topraklarda yalnızca bir şiir değil; bir yemin, bir ahit, bir duruştu. O sözü biz, yıllarca bayrak gibi taşıdık dilimizde gönlümüzde. Ama şimdi… Şimdi o mısra boğazımızda düğümleniyor. Çünkü şehitler tepesini korumak ve o bayrağı dalgalandırmakla yükümlü olduklarını haykıranlar- biz yürekleri vatan olanların dışında- o kutsal tepeyi terk ettiler. 
    İlk terk edenler, şehitler tepesini çıkarlarına perde yapanlardı. Şehitler tepesinden ilk inenler, bayrağı canından üstün tutanlar değildi elbet; bayrağı ganimet sananlardı. Beka söylemini pazarlık masasına sürerek kendi korku ve vehimlerini millete yaşatmak isteyen; kutsalı araç, inancı kalkan, milleti basamak yapanlardı. İlk onlar, sırtlarını döndüler şehitler tepesine ve biz, bu ayrık otlarını fark ettiğimizde iş işten geçmişti. Şimdi bayrak, gönderde ama mahzun. Çünkü terk edilen yalnızca bir tepe değil; terk edilen emanet, terk edilen sadakat terk edilen onur, gurur ve şerefti. Vatan diyenler, bayrak diyenler, toprak diyenler sonra bu değerleri talan etmekle kalmayıp betona gömdüler. Betonun altında yalnız toprak kalmadı; hafıza kaldı, tarih boğuldu, kültür nefessiz bırakıldı; inanç, şekle; ihlâs, slogana; iffet, istatistiğe dönüştü. Oysa biz aynı geminin yolcularıydık. Aynı yeminle yola çıkmıştık. Aynı kaderi paylaşıyorduk. Ne oldu peki? İnancı sahte birileri kutsallarımızı vitrine koyup arkasından pazarlık yaptı. Birileri Allah’la aldattı. Dili dua okurken, kalbi kin dokudu, eli talana teslim oldu. Öyle bir karmaşa yaratıldı ki o karmaşada kimi milli kimliği kaşıdı, kimi de kinini kusarak kardeşi kardeşe düşman etti. Birlik, dedi böldü; beraberlik dedi, sinsice kendi filikasını doldurdu. Dünya sevgisi damarlara kan gibi yürüyünce ölüm unutuldu. Ölümle birlikte hesap, mizanı, emanet unutuldu.
    Birilerinin mala, makama, paraya, şöhrete ve güce tapınması bizi, birlikte var olmaktan çıkardı. Önce onurumuzdan, sonra şeref ve izzetimizden, en sonunda da birlik ve kardeşliğimizden olduk. Aynı safta durmayı değil, aynı sofradan daha fazla pay almayı dert edindik, edindirildik. Esen hayâsız rüzgâr karşısında dik durmak yerine eğilmeyi yeğledik. Gurur, kibir ve övünç bir hastalık gibi yayıldı bünyemize. Asıl felaket: kaptan köşkünde olanların pusulaya uymaması ile başladı. Adı adalet olan pusulanın ibresi yamuklaşınca yön kayboldu. İlke “eski”, ahlâk “engel”, vicdan “lüks” sayıldı. Sonuçta bayrağa saygı nutuklarda kaldı; icraatta yok hükmüne düştü. Gafletle karışık delâlet kasırgası, ihanet hortumuna dönüştü. “Gemiden ne koparırsak kâr” denildi. Emanet yağmalandı. Hak çalındı. Ülkenin geleceğini ipotek edenler, filikaların kendilerini kurtaracağını sandılar. Gemiyi kurtarmak yerine filikalarını doldurma peşine düştüler. Millet, bu muhterislerin yaptıklarına göz yumdu. Onların ihtiraslarını alkışlayarak geleceklerini, çocuklarının yarınlarını azgın dalgalara teslim etti. Şu bir büyük gerçek ki bir milletin en büyük yenilgisi toprak kaybetmesi değildir; anlam kaybetmesidir. Tarihini, benliğini, dinini, kültürünü, dilini kaybetmesidir. Unutulmasın ki şehitliği yalnızca merasimlere hapsedenler, şehidin ruhunu incitir. Bayrağı sadece miting süsü yapanlar, onun altında can verenlere borçlu kalır. İnancı, ahlâkı ve adaleti hayattan çekip alanlar; onların boşluğunu dolduramazlar.
    Bu gün bu ülke hâlâ ayaktaysa bu, şehitlerinin ve hâlâ o şehitler tepesini terk etmeyenlerin sayesindedir. Bu topraklar için toprağa düşenlerin istediği zillet çukuruna milletinin değerlerini gömmek değil, milli kimliği korumak ve yüceltmekti. Hamasi nutuklarla milliyetçilik yapmak değil, dürüst olmaktı. İman istismarı değil; adaletli ve ahlaklı olmaktı.  
    Elbette şehitler tepesi boş kalmayacak;  Kara vicdanların kirli emelleri er geç ifşa olunacak ve bu ifşa ile birlikte onlara, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!”(*) diyenler belalarını bulacaklardır. İşte o zaman ‘mavi göklerin kızıl ve beyaz süsü’ yine o tepede özgürce dalgalanacaktır.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Başbuğ Alpaslan Türkeş, - 05 Nisan 2026
  • SİZİ GİDİ NANKÖRLER! - 26 Mart 2026
  • TARİH, İHANETİ AFFETMEZ! - 22 Mart 2026
  • RAMAZAN BAYRAMI - 20 Mart 2026
  • HELİKOPTERLE İFTAR, YAYA KALAN ADALET - 19 Mart 2026
  • UNUTKAN ZENGİNLER MEMLEKETİ - 15 Mart 2026
  • İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ - 12 Mart 2026
  • ALLAH, BU SUSKUNLUĞU ASLA AFFETMEYECEKTİR - 09 Mart 2026
  • MERHAMET - 03 Mart 2026
  • GÜNCELİ GÜNCELLEDİK - 26 Şubat 2026
  • YORUM SİZDEN - 25 Şubat 2026
  • ŞEYTANLAŞMIŞ İNSANLAR - 09 Şubat 2026
  • SADAKATİNİ SATAN ÇOBAN - 05 Şubat 2026
  • SİZ HANGİ DİNDENSİNİZ ALLAH AŞKINA! - 28 Ocak 2026
  • YOL OLUR - 27 Ocak 2026
  • KANLI 20 OCAK: AZERBAYCAN'IN BAĞIMSIZLIĞA GİDEN YOLUNDAKİ DÖNÜM NOKTASI - 20 Ocak 2026
  • DEVLETE VE KÜRT KARDEŞLERİME SESLENİYORUM - 19 Ocak 2026
  • DÜNYAYI ÖPEN BAŞKAN - 16 Ocak 2026
  • NE GÜNLERE KALDIK EY GÂZİ HÜNKÂR! - 13 Ocak 2026
  • KİBİR: KALBİ ESİR ALAN BİR HASTALIKTIR - 09 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
Elazığ'da Konut Hakkı Alarmı: Süreler Bitiyor, Haklar Gidiyor…
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
NE İŞE YARAR BU SENDİKALAŞMA?
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
Başbuğ Alpaslan Türkeş,
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
Dünya Kupasının Ekonomik Değeri
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
18 Mart Çanakkale Zaferi' ve 'Ramazan Bayramı
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
MEBUS CENNETİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
SU HAYATTIR AMA…
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Savaşın bir galibi var mı?
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Elazığ'ın Sorunu Çalıştay Değil, Cesaret
Çok Okunan Haberler
Elazığ Firması Dev İhaleyi Kazandı: Diyarbakır'da şaşkınlık yarattı
Elazığ Firması Dev İhaleyi Kazandı: Diyarbakır'da şaşkınlık...
Saadet Partisi'nden Elazığ'a yatırım müjdesi: Uçak ve çelik fabrikası planı
Saadet Partisi'nden Elazığ'a yatırım müjdesi: Uçak ve çelik fabrikası...
Arıkan
Arıkan "Hükümet sorumluluk almıyor, bedeli halka ödetiyor"
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat