İlimizde yıl sonunda başlayan kar yağışı hayatı felç ederken vatandaşların yaşadığı sıkıntı sosyal medyada büyük tepki çekmişti.
Güçten yana olan kesimler vatandaşın yaşadığı sıkıntıları görmemezlikten gelerek hizmet ettikleri kuruma yalakalık yapmak isterken, sosyal medyada ve gerçekleri dile getiren bazı medya tarafından yayınlanan haberlerde verilmesi istenen “algı” nın öyle olmadığını kanıtladı.
Bu güne kadar “algı” üzerinden yayın yapanların ve hizmet ettikleri düşünenler, sıkıntıları bire bir yaşayan vatandaşların yorumları bunlara en iyi cevabı verdiğini görüyoruz.
Yeni yılda şehir olarak sorun yaşarken, bir kez daha aklıma “liyakatlı yöneticilerin, temsilcilerin gerekli olduğunu, onlara ne zaman yetki vereceğimiz ? Sorusu aklıma geldi.
…
Günümüz dünyasında en çok şikâyet ettiğimiz konulardan biri, yanlış kişilerin yanlış yerlere getirilmesi.
Bir işi layık olmayana, ehil olmayana vermek; sadece o işi değil, tüm sistemi zedeler.
İşte tam bu noktada hem kadim bir Türk atasözü hem de Kur’ân-ı Kerîm’in Nisa suresi 58. âyeti bize aynı hakikati fısıldar: Emanetler ehline verilmeli, iş uzmanına yaptırılmalı.
Nisa suresi 58. âyet şöyle buyurur:
“Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir.”
…
Buradaki “ehline” kelimesi; liyakat, yeterlilik, yetenek, layık olma, yaraşma ve uygunluk anlamına gelen “liyakat” kavramının ta kendisidir.
Emanet sadece emanet bırakılan bir mal ya da sır değildir; devlet yönetiminden bir okuldaki müdürlük görevine, hastanedeki doktorluktan bir fabrikanın üretim müdürlüğüne kadar her türlü sorumluluk ve yetki “emanet”tir.
Ve Allah bu emaneti liyakat sahibi olana, yani o işi en iyi yapacak, en donanımlı, en dürüst ve en ehil kişiye vermeyi emreder.
…
Bu ilahi emri, halk bilgeliğimiz çok sade ve vurucu bir atasözüyle özetler:
“Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver.”
Anlamı nettir: Verilecek ücret ne kadar çok olursa olsun, her iş uzmanına yaptırılmalıdır.
Düşünün; ekmek yapmak için en uygun kişi ekmekçidir. O fırını, hamuru, ateşi, mayayı en iyi bilen odur. Ona işi verirseniz, ortaya çıkan ekmek mis kokulu, lezzetli ve doyurucu olur.
Ama işi bir başkasına, mesela kasaba ya da terziye verirseniz; ne ekmek tam olur ne de emek boşa gitmez, üstelik hem zaman hem malzeme ziyan olur.
“Bir ekmek de üste ver” kısmı ise çok anlamlıdır: Uzmana hakkını fazlasıyla vermekten çekinmeyin.
Çünkü o ekmekçi, aldığı emeğin karşılığını alınca daha güzel ekmek yapacak, daha çok üretecek, daha çok insana hizmet edecektir. Yani liyakat + hakkaniyet birleştiğinde toplum kazanır.
…
Günlük hayattan örnekler çok acımasızdır:
-Bir hastaneye “yakınımdır” diye ehil olmayan bir başhekim atanırsa, yanlış teşhisler, yanlış tedaviler başlar.
-Bir okula “liyakatsiz” bir müdür getirilirse, öğretmenler motivasyonunu kaybeder, öğrenciler kaybeder.
-Bir şirkette “sadık adamım” diye yeteneksiz bir yönetici makama oturursa, verim düşer, iflas kapıya dayanır.
-Bir yerel yönetim kurumu olan belediyeye “vizyonu ne olursa olsun, benden olsun diye” bir yönetici oturursa şehir karman çorman olur, seneler kaybolur, o şehir yıllarını kaybeder.
-Siyasettede öyle...
_
İşte bu yüzden Nisa 58. âyet ile atasözümüz aynı kapıya çıkar:
Emaneti ehline vermek = Liyakat sistemini kurmak
Uzmana hakkını fazlasıyla vermek = Adaleti sağlamak.
Sonuç olarak, bir toplum ancak liyakat ve adalet üzerine bina edildiğinde ayakta kalır.
Ne kadar pahalıya mal olursa olsun, ne kadar zor görünürse görünsün:
Ekmeği ekmekçiye verin, bir ekmek de üste verin.
Çünkü o ekmek, sadece karnınızı doyurmaz; geleceğinizi de kurtarır.
Allah’ın emri ve atalarımızın nasihati aynı noktada birleşiyor:
Liyakat olmazsa adalet olmaz, adalet olmazsa huzur olmaz.
Ne güzel öğüttür bu, değil mi?
…
Onun için aklımızı başımıza alarak bundan sonra tercihlerimizde çok dikkat etmeliyiz.
Bu tip insanlara “Kimse bulunmaz HİNT kumaşı” olmadıklarını göstermeliyiz.
Yoksa daha çok çile ve sıkıntılar çekeriz.
Bizden hatırlatması...












