Beş gündür aynı başlık etrafında dönüp duruyoruz: Sanayi Alanları Master Planı polemiği.
Memleketin gerçek meseleleri bir kenara, siyasetin klasik numaralarından biri yine sahnede.
Muhalefet partisinin “şovmen” milletvekili, daha proje tam anlamıyla ete kemiğe bürünmeden, deyim yerindeyse doğmamış çocuğa don biçmeye kalktı.
…
Oysa Sanayi Alanları Master Planı’nın ilk fazı, iki yıl daha uygulama süreci olan, safha safha hayata geçirilecek bir çalışma.
Buna rağmen 17 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ilk etap ilanı üzerinden koparılan fırtına, meselenin teknik boyutundan çok politik hesaplara dayanıyor.
İlk fazda Samsun–Mersin hattı esas alınarak; Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat olmak üzere 13 ilde toplam 59 bin hektarlık 16 yeni sanayi yatırım alanı ilan edildi.
Bu listede Elazığ’ın yer almaması, muhalefet cephesinde beklenen fırsatı doğurdu.
…
Ve beklenen oldu.
Elazığ’ın ilk etapta listede yer almamasını bir “devre dışı bırakılma” algısına dönüştüren milletvekili, bu algının kamuoyunda karşılık bulacağını çok iyi hesapladı.
Çünkü Elazığ kamuoyu, bu tarz yüksek perdeden çıkışlara her zaman duyarlıdır.
Yapılan da tam olarak buydu: Algı üretmek.
Siyasette partisindeki etkisi zayıflayan, yeni bir seçim dönemine girerken varlığını hatırlatmak isteyen bir milletvekili için böyle bir hamle adeta zorunluluktu.
…
Son dönemde kendisine yöneltilen eleştiriler, iktidar milletvekillerinin alan açmaması ve siyasette görünür olma ihtiyacı, bu çıkışı kaçınılmaz kıldı.
“Hodri meydan” dedi.
“Açık oturuma çıkalım” dedi.
Oysa ortada henüz tamamlanmamış, aşamalı ilerleyen bir plan vardı.
Böyle bir projede Elazığ’ın hiç yer almaması mümkün müydü?
Elbette hayır.
Bunu kendisi de çok iyi biliyordu.
…
Nitekim Sanayi ve Teknoloji Bakanı da Elazığ’ın bu planın içinde yer alacağını açıkça ifade etti.
Yani mesele, milletvekilinin açıklamalarıyla değil, zaten sürecin kendi doğal akışıyla çözüldü.
Ama siyasette bazen çözüm değil, malzeme gerekir.
Erol için de bir malzeme lazımdı.
…
Ve o malzeme kullanıldı.
Sonuç mu? Elazığ adına somut bir kazanım mı elde edildi, yoksa sadece kişisel bir imaj tamiri mi yapıldı; bunu zaman gösterecek.
Ancak şurası açık: Sanayi Master Planı üzerinden yürütülen bu tartışma, sanayiden çok siyasetin nasıl yapıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
İşte…Elazığ’ın hali.
Memleketin gerçek sorunları ortadayken, biz neyle uğraşıyoruz












